Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı

444 69 94

Valikonağı cad. No:18/5 Nişantaşı/İstanbul

Kadınlarda saç dökülmesi erkeklerdeki saç dökülmesinden farklıdır. Genellikle erkeklerden daha geç yaşta, yirmili yaşların sonu ile kırklı yaşlar arasında görülür. Genellikle doğum sonrası menapoz dönemi civarı ve menapoz sonrası gibi hormonal değişiklik zamanlarında görülür. Başlıca nedenleri genetikin mirasımızın bir etkisi olmakla beraber doğum kontrol hapı kullanımı gibi günlük yaşantımızdaki olayların bir sebebi olarak da görülebilir. Kadınlarda saç dökülmesi genellikle saçlı derinin üst bölgesinde saç tellerinin zayıflaması, seyrelmesi ve azalması olarak görülür, alın köşelerinde açılma (gerileme) erkeklere oranla çok daha az görülür. Kadınlarda saç çizgisi ne kadar dökülme olursa olsun genellikle yerini korur. Nadiren de olsa erkeklerdeki gibi tüm saçlı deride saç dökülme riski vardır. Erkeklerdeki önden açılmaya zıt olarak kadınlarda genel bir seyrelme görülür. Saç dökülmesi özellikle ilerleyen yaşlarda kadınlarda da erkeklerdeki kadar sık görülmektedir. Kadınlardaki saç kaybı özellikle menapoz döneminde belirginleşir.

Kadınlar, overler ve adrenal bez ile az miktarda androgen üretirler. Androgenler, erkeklerdeki saç kaybı oluşturan aynı mekanizma ile kadınlardaki saç kaybından sorumludur. Overler ve adrenal bez dışında androgenlere dönüştürülen prehormonlar da overlerde oluşturulur. Kadınlar, kadın tipi saç dökülmesi nedeni ile nadiren bir bölgede saçlarının tamamını kaybederler. Eğer kaybederler ise sebep olarak altta yatan patolojik bir başka neden aranmalıdır. Kadında, içinde etkilenmeyen saç bölgeleri olan, saç folikülü minyatürizasyonu gelişimi daha nadirdir. Normal kalınlıktaki saçlar ince, küçük çaplı saçlarla karışık olarak bulunur. Bu sebepden dolayı kadın tipi saç dökülmesi; total saç kaybından ziyade saç yoğunluğunda azalmadır. Saç büyüme siklusu erkeklerdeki gibi etkilenir. Büyüme (anagen) fazı kısalarak kısa saçlarda artış ve dinlenme (telogen) fazı artarak saç seyrekliği görülür. Saç kaybının, anormal hormon azlığı ya da fazlalığından olduğu düşünülüyorsa, hormon seviyeleri ölçülmelidir.